İstanbul Boğazında Yelkovanları İzlemek Neden Önemli?

Yine yılın o zamanı! Şubat ayı geliyor, dolayısı ile yelkovan geçişlerinin İstanbul Boğazı‘nda tepe yaptığı günler… Bu yıl, Şubat ayının ilk haftası boyunca gözlem yaptığımız üçüncü yıl. Yelkovan Sayım Maratonu dediğimiz bu etkinlik kapsamında ile bir günde geçen en yüksek sayıda yelkovanı yakalamak için Boğaz’da her gün sayım yapıyoruz. Peki yelkovan geçişlerini İstanbul Boğazında izlemek neden bu kadar önemli? Bu soruya cevap alabilmek için önce kısaca Akdeniz’de tür hakkında bildiklerimiz hangi noktada ona bir bakmak gerek.

Yelkouan Shearwaters in the Bosphorus © Serhat Tigrel

Yelkouan Shearwaters in the Bosphorus © Serhat Tigrel

Sadece bir kaç yıl öncesine kadar yelkovanlar hakkında bildiklerimiz Akdeniz etrafında belli ülkelerde ürüyor oldukları ve üreme başarılarının aynı alanda bulunan kedi ve sıçan gibi istilacı türlerden dolayı çok düşük olduğuydu. Akdenizli deniz kuşu bilimsileri bu doğrultuda türü kurtarmak için kolları sıvadı. Kolonilerde üreme davranışını anlamak ve üreyen erişkin bireyleri, yumurtaları ve yavruları korumak için gerekli bilimsel araştırmaları ve koruma çalışmalarını başlattılar. Fakat bir dakika… Yelkovanlar tıpkı diğer deniz kuşları gibi yaşam döngülerinin büyük kısmını açık denizde geçirirler. Karayı sadece üreme döneminde ziyaret eden bir kuş için karada alınacak koruma tedbirleri yetersiz kalacaktır. Yelkovanların yaşamlarının büyük kısmını geçirdikleri denizde de korunması gerekir. Kulağa basit gibi geliyor değil mi? Aslında hiç değil. Deniz kuşu koruma çalışmalarında en zorlu görev üreme dönemi sonrasında kuşların zamanını nerede geçirdiğini çözmektir.

İşte bu noktada yelkovanın yıllık döngüsünde İstanbul Boğazının önemi devreye gidiyor. Henüz %100 emin olmasak da kuşlara takip cihazı yerleştirilen bir kaç çalışmanın sonuçları göstermiştir ki merkezi Akdeniz ülkelerinde üreyen kuşlar bir sonraki üreme dönemine kadar zamanlarını Karadeniz’de geçirmektedir. Ancak ne kadar çok sayıda kuşun bu göç yolunu kullandığı henüz net olarak bilinmemektedir. Fransa’da yapılan bir araştırma ise Batı Akdeniz’de üreyen yelkovanların büyük kısmının üreme sonrası dönemini yine Akdeniz’de geçirdiğini buldu. Karadeniz’e göç eden populasyonun büyüklüğü bir yana, bu kuşların Karadeniz’e göç etmek için kullanabilecekleri tek bir yol var: İstanbul ve Çanakkale Boğazı. Global populasyonun büyük kısmının bu göç yolunu kullandığını varsaydığımızda Karadeniz ya da Boğazlarda oluşabilecek potansiyel bir tehdit bu populasyonlara büyük oranda zarar verebilir. Eğer yelkovanları verimli bir şekilde korumak istiyorsak onların Karadeniz ve Akdeniz arasındaki hareketlerini çok iyi anlamamız gerekir.

Kuşlara takip cihazlarının yerleştirildiği yüksek teknoloji kullanan çalışmalar ile kuş araştırmalarının en temel metotlarını kullanan (kuş sayımları gibi) çalışmalardan elde edilen verilerin birleştirilmesi ile yelkovanların Akdeniz içerisindeki hareketini anlamak mümkündür. İşte bu sebeple yelkovan sayılarının İstanbul Boğazında tepe yaptığı dönem olan Şubat ayının ilk haftasında biz bu gizemli kuşu izliyor olacağız. Bize katılmaz mıydınız?

Sayımlara katılmak için lütfen bizimle iletişime geçin.